Gönderen Konu: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler  (Okunma sayısı 25291 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Celil Sami

  • Ziyaretçi
TAVUK BESLEYECE K OLAN KİŞİNİN BİLMESİ GEREKEN TEMEL ÖĞELER
Yumurta Tavukçuluğu
Tamamen piyasaya dönük yumurta üretimini amaçlayan tavukçuluk türüne yumurta tavukçuluğu denir. Bunun için başta Leghorn ve Mini - Leghorn benzere hafif ırk, soy ve hatlar olmak üzere New Hampshire, Plymouth Rock, Rhode Island Red ve bunların çeşitli melezleri nden oluşan orta boy yumurtacı ırk, soy ve hatlar da kullanılmaktadır. Günümüzde en yaygın olarak kullanılan hafif ırklar çoğunlukla Beyaz Leghorn’ların çeşitli melezleri nden oluşmakta olup, bunların ergin canlı ağırlıkları 1,8 – 2,0 kg. arasında değişir ve beyaz yumurta yumurtlar lar. Orta boy yumurtacı hatlar ise, genellikl e kahvereng i yumurta üretirler.
Modern bir yumurta tavukçuluğunun başarılı sayılabilmesi için aşağıdaki verim düzeylerine ulaşılmış olması gerekir:
Tavuk başına yıllık yumurta üretimi en az 240 olmalıdır.
Bir düzine yumurta için yenen yem miktarı 2 kg,’ı çok geçmemelidir.
Yumurtlam a döneminde aylık ölüm oranı en çok % 1 – 1,25 olmalıdır (Modern işletmelerde tüm dönem için ölüm oranı % 10’u pek geçmez).
Büyük yumurta oranı % 70 – 75 ‘ den fazla olmalı, çok küçük veya satışa uygun olmayanla rın % 5 veya daha az olmalıdır.
Kırık yumurtala rın oranı % 2’yi aşmamalıdır.
Bu hedeflere ulaşabilmek için:
1. Eldeki sürü yeteri büyüklükte olmalıdır. Sürü büyüklüğü ne kadar artarsa, kazanç da o kadar artar. Karlı bir yumurta tavukçuluğu için en küçük sürü büyüklüğü 1500’dir.
2. Kullanılan tavuklar yüksek verimli olmalıdır. Karlılık için yüksek verim esastır. Yem masrafları, üretim masraflarının büyük çoğunluğunu oluşturur. Yaşama payı yem ihtiyaçları düşük ve yüksek verimli hayvanlar da aynı olduğu halde, bir düzeni veya 1 kg. yumurta için tüketilen yem miktarı, yüksek verimli tavuklard a çok düşüktür.
3. İş gücünün en elverişli şekilde değerlendirilmesini sağlayacak etkin önlemler alınmalıdır.
4. Besin maddeleri nce iyi dengelenm iş kaliteli karma yemler kullanılmalıdır.
Kümeslerin temiz, nemsiz ve normal sıcaklıkta olmaları sağlanmalıdır.
Kaliteli yumurtala r üretilmeli ve yüksek kaliteli yumurtala ra fazla fiyat verecek pazarlar aranmalıdır.
Tavuklar 19 aylık olduktan sonra verim dışı bırakılmalıdır.

KÜMESLERİN PİLİÇLER İÇİN HAZIRLANM ASI

Eğer, piliçler büyütüldükleri kümeste yumurtlam aya alınacaklarsa, yani, kümese dışardan piliç getirilme yecekse, her hangi bir temizlik yapmaya ve altlığı değiştirmeye gerek yoktur. Buna karşılık, büyüyen ve cinsi olgunluğa erişen piliçler başka kümeslere aktarılacak ve yumurtlam a dönemlerini orada geçireceklerse, piliçler gelmeden, kümes ve ekipmanla rın daha önce ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde tepeden tırnağa temizlenm eleri, yıkanmaları ve dezenfekt e edilmeler i gerekir. Bu kümesler ayrıca piliçler gelene kadar en aza bir hafta süre ile boş bırakılmalıdır.
Temizleni p dezenfekt e edilen kümeslere yeni altlık serilmeli dir. Atlık, sağlaması kolay ve ucuz, temiz, kuru ve küflenmemiş olmalıdır. Yazın 7,5 kışın 10 cm. kalıklıkta altlık serilir.
Folluklar takılarak içlerine temiz yataklık serilir. Follukların piliçler gelmeden önce yerleştirilmeleri, onlara yumurtlam aya başlamadan önce alışmak için gerekli zamanı sağlar ve böylece yere yumurtlam a oranını düşürür; kırık ve kirli yumurta sayısını azaltır.
Başta yemlik ve suluklar olmak üzere, tüm donanım elden geçirilerek gerekli onarımlar yapılır. Otomatik suluk ve yemlikler in uygun bir şekilde çalışıp çalışmadığı, sulukların su düzeyini ayarlayan muslukların bozuk olup olmadığı kontrol edilir.

SÜRÜ YÖNETİMİ
Her ne kadar geniş kümesler, son zamanlard a dar kümeslere görü büyük bir hızla yayılmakta ise de, fazla büyük sürülerin bazı eksiklikl eri vardır. Bu nedenle, kümesler bölmeler halinde yapılmalı ve her bölmeye en fazla 1000 tavuk konulmalıdır.
Koksidiyo za karşı bağışıklıklar, genellikl e büyüme döneminde kazanıldığı için, yumurtlam a dönemi özel bir koruma programı içermez. Fakat yine de altlığın sürekli olarak gözlenerek, nem durumunun kontrol altında tutulması gerekir. Çünkü, tavukların rahat edebilmel eri için altlık nemi fazla olmamalıdır. Aynı şekilde, altlık tozlu da olmamalıdır. Zira, toz, hem tavukların nefes almaların güçleştirir, hem de newcastle (ND) enfeksiyöz bronşit (infectiou s bronchiti s) tavuk çiçeği (fowl pox) gibi bazı solunum hastalıkları ile Marek hastalığının mikroplarını üzerinde taşıyarak, vücuda alınmalarını kolaylaştırır.
Eğer kırık yumurta sayasının az olması, yumurta iç kalitesin in sıcaktan zarar görmemesi ve yumurtala rın temiz kalmaları isteniyor sa, folluklar dan onları sık toplamak gerekir. Yumurtala r yazın en az dört kez toplanmalıdır. Bu sayı soğuk havalarda üçe inebilir. Folluklar, gece içindeki yumurtala r alınarak, mutlaka kapatılmalı, sabah tavuklar yumurtlam aya başlamadan tekrar açılmalıdır. Follukların gece kapatılması altlığın ve yumurtala rın kirlenmes ini, tavukların gurk olmasını önler. Yumurta toplama için en uygunu viyol kullanmak tır. Sepet ve kova kullanılıyorsa, bunların plastik olması veya örneğin sepet tellerini n plastikle kaplı olması gerekir. Toplama, yıkama ve sınıflandırma sırasında meydana gelen kırık yumurtala rın oranı zaman zaman % 5’e ulaşabilmektedir.
Kırık yumurta sayısının fazla olmasının folluklar a yumurtlam ama dışında en başta gelen nedeni, yumurta kabuk kalitesin in düşük olmasıdır. Bunu çeşitli faktörler etkilemek te olup, başlıcaları şunlardır:

1. Kalıtım: Bazı hatların yumurta kabuk kalınlığı diğerlerinden üstündür. Ancak genel bir kural olarak ıslah yoluyla yumurta verimi arttırıldıkça kabuk kalitesin de düşme eğilimi görülmektedir.

2. Yumurtlam a sırası: Peş peşe yumurtlan an yumurtala rdan ilk yumurtlan anların kabuk kalınları, sonra yumurtlan anlardan daha iyidir. Yüksek verimli tavuklard a peş peşe yumurtlan an yumurtala rın sayısı fazla olduğundan, bu durum kabuğun incelmesi ne yol açar.

3. Yumurtlam a dönemi: Verim döneminin ileri safhalarında ve özellikle 12 aylık yumurtlam adan sonra elde edilen yumurtala rda kabuk kalınlığı azalmakta dır. Et tipi damızlıklarda bu süre daha kısa olup, ancak 8 – 9 aydır.

4. Sıcaklık: Çevre sıcaklığı arttıkça kabuk kalınlığı da azalır. Bu nedenle, yumurtlam a döneminin sonlarına rastlayan sıcakların kabuk kalınlığı üzerindeki etkileri çok şiddetli olur.

5. Hastalıklar: Enfeksiyöz bronşit ve new castle gibi bazı hastalıklar, kabuk kalınlığını olumsuz yönde etkilerle r.

Kırık yumurta oranını azaltmak için önce kırık ve çatlak yüzdesi saptanır ve ona göre program yürürlüğe konur. Alınabilecek önlemler arasında şunlar sayılabilir:
Kırık yumurta oranı yüksek hatlar seçilmemeli.
Tavukların yere yumurtlam aları önlenerek folluklar a yumurtlam aları sağlanmalı.
Toplama, taşıma, yıkama gibi işlemlerde çok dikkatli davranılmalı.
Kümeste çalışan personel bu konuda eğitilmeli.
Kafes tavukçuluğu yapılıyorsa, kafeslere konan hayvan sayısı azaltılmalı.
Yumurtala r daha sık toplanmalı.
Toplama için sepet veya kova yerine viyoller kullanılmalı.
Eğer kalite düşüklüğünün yemden kaynaklan dığı düşünülüyorsa, rasyonun içeriği değiştirilmeli.
Stresler en aza indirilme lidir. Zira, stres durum çoğunlukla kabuk kalitesin i düşürür.
Kannibali zm önlenmelidir. Çünkü kannibali zm hayvanların yumurtladıkları yumurtala rı gagalayar ak kırmalarına ve yumurta yeme alışkanlığı kazanlarına yol açabilir. Bu durumda ilk önce ışık yoğunluğunun fazla olmamasına dikkat edilmelid ir.
Hayvanların dövüşmeleri önlenmelidir. Dövüşürken zıplayan tavuklar, ister kafeste ister yerde olsun, yumurtala rın kırılmalarına neden olurlar.
Yere yumurtlan an yumurtala r kirlik oldukları, çoğu kırıldığı ve toplanmal arı zor olduğundan, bunların sayılarının en düşük düzeyde tutulması, bunun için de yumurtlam anın başlamasıyla birlikte tavukların folluklar a alıştırılmaları gerekir. Bu zamanda yapılmazsa ve tavuklar yere yumurtlam aya alışırlarsa, onları folluklar a döndürmek güçleşir.
Tavukların folluklar a alıştırılmalarına yardımcı olacak bazı önlemler şunlardır:
1. Kümesin köşeleri kapatılmalıdır. Çünkü yere yumurtlam a en çok köşelerde olmaktadır.
2. Yeterli sayıda follok konmalıdır. Aksi taktirde folluklar da yer bulamayan tavuklar yere yumurtlar .
3. Folluklar, kümesin daha loş olan yerlerine yerleştirilmelidir.
4. Çıta zemin üzerine konan folluklar fazla yüksek olmamalıdır.
5. Follukların içi karartılmalıdır. Bunun için folluğun ön ve arka delikleri nin üst kısımları kapatılır. Ancak bu şekilde kapatma folluğun iç ısısını arttıracağından, sıcak havalarda dikkatli olmak gerekir.
6.Yumurtlama başlamadan bir hafta önce folluklar açılarak hayvanların alışmaları sağlanmalıdır.
7.Folluk içerisinde yeterli miktarda temiz altlık bulunduru lmalıdır.
8.Yumurtaların yuvarlana rak alttan toplanmal arına uygun follukların tabanları tor olduğundan tavuklar baştan bunları reddedebi lir. Kaba saman veya buna benzer bir altlık serilerek bunun önüne geçilebilir.
Tavukçuluğu gelişmiş ülkelerde kirli yumurtala r, temizleni p yıkanmadan piyasaya sürülmezler. Yumurtala rın yıkanlarını kolaylaştırmak için, toplanıp viyollere yerleştirildikten hemen sonra üzerlerine bir miktar ince makine yağı püskürtülür veya süngerle sürülür. Yumurtala r ince zımpara kağıdı, ser keçe – kumaş gibi malzemele rle kuru olarak temizleme k de mümkün olmakla beraber, bu iş hem zor, hem de kırık yumurta oranını arttırdığı için pek yaygın değildir.

KAYITLAR VE ÜRETİM STANDARDL ARI
Sürüde ne olup bittiğini anlamak ve buna bakarak ilerde alınacak önlemleri saptayabi lmek için, düzenli kayıtlar tutulmalıdır. Kayıtların gereksiz yere fazla geniş tutulması, karışıklıktan bir başka bir şey sağlamaz. Ölümler, yumurta verimi ve yem tüketimi gibi kayıtlar günlük olarak tutulur. Bunlar, önce haftalık olarak, daha sonra da tüm verim yalını içerecek şekilde özetlenir. Haftalık özetlerde şu bilgilere ait kayıtlar bulunmalıdır:
Hayvan sayısı
Sürüden eksilenle r
Toplam yumurta verimi
Hayvan başına günlük yumurta verim yüzdesi
Ortalama yumurta büyüklüğü
Toplam yem tüketimi
Her 100 tavuğun ortalama günlük yem tüketimi
Bir düzine (veya kg.) yumurta için tüketilen yem miktarı
Ortalama canlı ağırlık
Bunların başka haftalık verim kayıtlarında sürü, kümes ve bölme numaraları, kümese konan hayvan sayısı, civcivler in çıkış tarihi, cinsi olgunluk yaşı (tavuk başına günlük % 5 verim düzeyine ulaşılması) gibi bilgilere de yer verilir. Her yumurtlam a döneminin sonunda günlük ve haftalık kayıtlara dayanarak, tüm verim peryoduna ait özetler hazırlanır. Bunlar, büyüme ve yumurtlam a dönemlerinin her ikisini de içerirler. Büyütme dönemiyle ilgili olarak,
Civciv büyütmeye başlandığı tarih
Büyütmeye alınan civciv sayısı (fazlalıklar dahil)
Cinsi olgunluk yaşına kadar sürüden eksilenle rin toplam yüzdesi
4.Hayvan başına yem tüketimi (cinsi olgunluk yaşına kadar yenen toplam yem miktarı, canlı kalan hayvan sayısına bölünerek hesaplanır) kaydedili r.Tüm yumurtlam a dönemine ait özetler şunları içerir:
Hayvan başına günlük % 5 verim düzeyine ulaşma yaşı (hafta olarak)
% 5 verim düzeyine ulaşıldığında eldeki hayvan sayısı
% 5 verim düzeyine ulaşıldığında eldeki hayvanların ilk konan hayvanların % kaçı olduğu
Sürünün ilk yumurtlam a dönemini tamamlama tarihi
Yumurtlam a döneminin uzunluğu (hafta olarak)
Sürüden eksilenle rin toplam yüzdesi
Üretilen toplam yumurta sayısı
Konan her hayvan başına toplam yumurta üretimi
Bir düzine (veya kg.) yumurta üretimi için tüketilen yem miktarı.
Sürünün verim düzeyinin normal olup olmadığına, bu süreye ait haftalık kayıtlarla elde edilen değerler aynı yaştaki standard bir sürünün verim kayıtları ile karşılaştırıldıktan sonra karar verilir. Bu karşılaştırmalar yumurta verimi, canlı ağırlık, yumurta büyüklüğü ve yaşama gücü yönünden yapılır.
ZORLAMALI (YAPAY) TÜY DEĞİŞTİRME VE İKİNCİ VERİM YILI
Tüy dökümü ve yenilenme si bütün kuşlarda görülen doğal bir olaydır. Yabani kuş tüyleri ve tavuk cinslerin de, yumurta verimi çok düşük olup, tüy dökümünün yumurtlam a ile bir ilişkisi bulunmadığı halde, evcil tavuklard a tüy değiştirme sırasında yumurtlam a tamamen durur. Ancak, evcil tavuklar yüksek yumurta verimi yönünde geliştirilmiş olduklarından, yumurtlam a dönemi bitene kadar tüy dökmeye başlamazlar. Eğer dışardan her hangi bir müdahalede bulunulma zsa, tavukların tüylerini dökmeleri ve yeniden tüylenmeleri yaklaşık olarak 4 ay sürer. Fakat, özel tüy döktürme programla rı ile dışardan müdahale edilerek, bu işlem en fazla 8 – 10 hafta sürecek şekilde hızlandırılmaktadır. Tüy dökümü tavuklara uzun ve yoğun bir yumurtlam a dönemi sonunda yorulan ve yıpranan vücutlarını ve üreme organlarını dinlendir mesi ve onarması için yeterli süreyi sağlar.
Zorlamalı tüy değiştirmeye karar vermek için, sürüyü ilk verim yılı sonunda elden çıkararak yenilemek le, aynı sürüyü ikinci verim yılında kullanmasının birbirine olan karşılıklı üstünlük ve eksiklikl erini bilmek gerekir. Bunlar şu şekilde özetlenebilir:
1. zorlamalı tüy değiştirme masrafı, yeni bir piliç yetiştirme masrafından daha düşük olmalıdır. Genellikl e de durum böyledir ve yeni bir piliç yetiştirmek, bir tavuğa tüy döktürmekten 2 – 2,5 kez daha pahalıdır. Yetiştiricileri bu yönde özendiren en önemli etken de budur. Zira, yumurta maliyetin in % 25’den fazlası piliç büyütme için harcanmak tadır. Bu oran, gerek civciv fiyatlarının ve gerekse, civciv büyütme harcamala rı içerisinde en büyü paya sahip yem fiyatları yüksek olması nedeniyle, Ülkemizde daha da yüksektir. Ayrıca, gerek Türkiye’de, gerek diğer ülkelerde civcivlik dönemindeki ölüm oranları yüksek olup, bu durum yeni bir piliç yetiştirmenin rizikosun u daha da arttırmaktadır.
2. Yapay olarak tüy döktürülen tavukların ikinci verim yıllarında ürettikleri yumurta sayısı, yeni bir piliç yetiştirme ve yapay tüy döktürme işlemlerinin masraflarını karşılayabilecek düzeyde olmalıdır. Başka bir söyleyişle, ikinci yıldaki yumurta üretimi piliç büyütme ve tüy değiştirme sırasında yapılan yem, iş gücü ve genel harcamala rı karşılayabilmelidir. İkinci yıldaki yumurta veriminin ilk yıla göre düşük olması bunu zaman zaman güçleştirmektedir.
3. tüy dökümünden sonraki dönemde ölüm oranı ilk yumurtlam a döneminden % 20 daha yüksektir. Örneğin, tüy dökümünden önceki aylık ölüm oranı % 1 ise, ikinci dönemde bu % 1,20’ye kadar çıkabilir.
4.Yem tüketimi ikinci verim yılında ilk yıla göre biraz daha yüksektir.
5. Yumurtlam a döneminin uzunluğu ilk yıl ikinci yıldan daha uzundur. İkinci verim dönemi genellikl e 9 – 10 aydan fazla sürmez. Damızlıklarda bu süre daha da kısadır.
6. Tüm faktörler göz önüne alınırsa, ikinci yıl üretilen yumurtala rın maliyeti, ilk yıl üretilenlerden % 3 – 7 oranında düşüktür.
7. Tüy dökümünden sonraki dönemde yumurta verimi daha düşüktür. Bu dönemde tavuk başına günlük yumurta verimi % 80 – 81 düzeyine çıkar. Bu oran birinci dönemdeki en yüksek verim düzeyinin % 88‘dir. Ancak verim 5. ayın sonunda % 70’e, 10. ayda (40. hafta) % 50’ye düşer ki, bunlardan ilki ilk dönemin aynı ayındaki verimin % 85’i, ikinci ise % 75’i dolayındadır. İkinci verim yılının tamamında tavuk başına günlük yumurta verimi ilk yılın yaklaşık % 83’ü kadardır. Bu dönemdeki toplam yumurta verimi normal olarak hayvan başına 160 – 170 arasında değişir.
8. Tüy değiştiren hayvanlar ikinci yıl ilk yıla göre daha büyük yumurtala r yumurtlar lar. Eğer yumurtala r kilo işi satılıyorsa veya piyasada büyük yumurtala r daha yüksek fiyat buluyorsa, bu zorlamalı tüy dökümüne yetiştiriciyi özendirecek önemli bir faktördür.
9. Tavuklar tüy dökümünün ilk 10 günü içerisinde & 20 düzeyinde canlı ağırlık kaybeder ve 25. günde bunun yarısını yeniden kazanırlar; tüy dökümünün sonunda da eski ağırlıklarına tekrar ulaşırlar.
10. Yem tüketiminin artması, buna karşılık yumurta veriminin düşmesi, yemden yararlanm anın azalmasına yol açar.
11. Tüy değiştirmeden sonra yumurtlan an yumurtala rın kabuk kaliteler i ilk yıla göre çok düşüktür. Her ne kadar ikinci yılın ilk 3 –4 ayında kabul kalitesi, ilk yıl kadar iyi ise de, bundan sonra hızla düşer ve aşırı sıcaklar bu düşüşü hızlandırır.
12.Yumurta iç kalitesi de ikinci yıl biraz düşmekle beraber, bu ekonomik açıdan önemsenecek düzeyde değildir.13. KAFES TAVUKÇULUĞU
Kafes tavukçuluğu, diğer yetiştirme sistemler ine göre yeni olmasına karşın çok yaygınlaşmıştır. Bugün yeryüzünde yetiştirilen tüm ticari yumurta sürülerinin % 60 – 65’i kafeslerd e barındırılmaktadır.
Kafesler, yumurta tavukları için olduğu kadar civciv ve piliçler için de kullanılmaktadır. Buna göre hayvanlar yalnız civcivlik veya yalnız piliçlik dönemlerini kafeslerd e geçirebildikleri gibi, civcivlik, piliçlik ve yumurta dönemlerini aynı kafeslerd e geçirmeleri mümkündür. Bu ikinci durumda civcivler kafesleri n bir kısmına konmakta ve hayvanlar 9 büyüdükçe boş kafeslere aktarma yapılmaktadır. Bunda, kümesten kümese taşıma olmadığı için fazla bir stres söz konusu değildir; ayrıca kümesin boş kaldığı süre de efazla uzun değildir. İster yerde, istere kafeste büyütülmüş olsunlar, piliçler yumurta kafesleri ne aktarılacaklarsa bu işin 14 – 22 . haftalar arasında ve mümkünse 18. hafta dolayında yapılması uygundur. Böyle yapılırsa, piliçlere yumurtlam aya başlamadan önce taşınma stresini üzerlerinden atmak için yeterli süre bırakılmış olur.
Kafes Boyutları ve Tipleri: Yumurta tavukçuluğunda bir birinden farklı kafes sistemler i kullanılmakta olup, bunların başlıcaları şunlardır:
1. Tekli kafesler: Her birine bir tavuk konan yan yana sıralanmış kafeslerd en oluşmuştur. Yapım maliyetle ri yüksek olduğundan yaygınlıkları gittikçe azalmakta dır.
2. Çoklu kafesler: Bunların her birine iki veya daha fazla tavuk konur, fakat konan hayvan sayısı 8 – 10 ‘u pek geçmez.
3. Koloni kafesleri: Geniş kafesler olup, her birine 20 30 tavuk konabilir . Civciv ve piliç büyütme kafesleri çeşitli boyutlard a olabilirl er.
İster yumurta kafesi, iste piliç kafesi olsun, kafes tavukçuluğu yapılan kümeslerde, kafesleri n yerleştirilme şekilleri bir birinden farklıdır. Bunlar tek sıralı olabildik leri gibi, iki veya üç katlı da olabilirl er.
1. Tek sıralı kafesler: Kafesleri n tek katlı olarak yerleştirilmeleri kümes maliyetin i artırır. Bu nedenle tek katlı kafesler kenarları açık kümeslerin yaygın olduğu ılımana iklimler için uygundurl ar. Tek sıralı kafesler civciv büyütmede hemen hiç kullanılmamaktadır.
2. Çift sıralı kafesler: Bunların iki tipi vardır. Birincisi nde kafesler üst üste gelmeyece k şekilde, yani alt katım kafesleri üsttekilerin ön hizasından ileriye doğru yerleştirilmiş olup, üstteki hayvanların gübreleri alttakine dökülmez. Çift katlı kafesleri n diğer tipinde kafesler üst üste gelecek şekilde yerleştirildiğinden, üst kafesten dökülen gübreler, alt kafesin üstüne yerleştirilen tablada birikir veya bu tabla eğimli olarak yerleştirilmişse oradan gübrede çukuruna dökülür. Üst üste konan kafeslerl e birim kümes alanında daha fazla hayvan barındırmak mümkün olmakla beraber, gübre tablalarının sık sık temizlenm esini gerektirm esi ve üstten dökülen gübrenin alttaki yemlik ve sulukları kirletmes i gibi nedenlerl e, diğer tip kadar tutulmama ktadırlar. Çift sıralı kafesler civciv büyütmede kullanılacaksa, civcivler sadece bir kattaki kafeslere konur. 6 – 8 haftalık olunca da bunların yarısı öbür sıranın kafesleri ne aktarılırlar.
3. Üç sıralı kafesler: bunlar düzenleme şekilleri de aynen iki sıralılar gibidir. Yani, ya katlar üst üste gelecek şekilde veya üst katların gübreleri alttakile rin üstüne gelmeyece k şekilde yerleştirilirler. Üç sıralı kümesler birim kümes alanına en fazla hayvan konmasını sağlayan bir sistemdir . Üç den fazla sıralı kafeslerd e bulunmakl a beraber, bunlar üçlüler kadar yaygın değildir. Üçlüler, civciv büyütmede kullanılacağında, civcivler in tümü bir sıradaki kafeslere konur, bir zaman sonra bunların 1 / 3 ‘ü üst veya alt sıranın kafesleri ne aktarılır. 6–8. haftada da geriye kalanların yarısı boş kafeslere konur.
Nitelikle ri: hangi tip kafes olursa olsun, tabanda kullanılan torun delikleri civ büyütme kafesleri nde 1,3 x 5 cm. veya 2,5 x 2,5 cm.; yumurta kafesleri nde 2,5 x 5 cm. olmalıdır. Burada esas olan, delikleri n dışkının aşağıya düşmesine olanak sağlayacak kadar büyük olmasıdır. Ayrıca civciv ve piliç kafesleri nde taban düz olduğu halde, yumurta kafesleri nde arkadan öne veya önden arkaya doğru % 16.5 eğimlidir. Bu eğim yumurtala rın toplanaca kları yere yuvarlanm aların sağlar ve böylece yumurtala rı almak için kafesleri açmaya gerek kalmaz. Eğim normalden fazla olursa, kırık yumurta oranı da fazla olur. Bundan başka, kırık yumurta sayısı tor delikleri nin büyüklüklerine bağlı olarak değişmekte olup,. Delikler ne kadar büyükse, kırık yumurtala ra o kadar azdır. Koloni kafesleri nde esnemeyi önlemek için, tabanın alttan belli aralıklarla desteklen mesi gerekir. Civciv büyütme kafesleri nde ilk iki hafta tabana kalın bir9 kağıt serilir. Bunun üzerine yem serpilere k ilk yemlik olarak kullanılabileceği gibi, hayvanları da sıcak tutar. Ayrıca, kümes tabanında geniş delikli tor kullanılmasına olanak verir ve civcivler e ilk günlerde hoşlandıkları sert bir zemin sağlar.
Civciv kafesleri nin ön yüzünün aralıkları ayarlanab ilir şekilde yapılır ve böylece aynı kafeste daha büyük hayvanların barındırılmaları sağlanır. Bu aralıklar hayvanların yemlikler e kolaylıkla ulaşabilecekleri fakat dışarı çıkamayacakları şekilde ayarlanırlar.
Kafesleri n kapıları ya önde veya üstte olur. Bunlar, içeriye hayvan koyup çıkartmaya elverişli olmalıdırlar.
Günlük civciv konan kafesleri n ısıtılmaları şarttır. Kullanılan en yaygın sisteme göre, kafesleri n ön veya arkalarında üstten, boydan boya bir sıcak su borusunun geçirilmesidir. Eğer kafesler sırt sırta gelecek şekilde yerleştirilmişse, aradan geçen boru iki kafesi birden ısıtır. Bu boruların üzerine, ısıyı alta vermesi için karton veya mukavvada n bir reflektör yapılması yarar sağlar. Borudaki sıcak su 820 C, civcivler in 5 cm, yukarındaki ısı ise 28 – 29,50 C dolayında olmalıdır. Ayrıca kümes içi sıcaklığı 15,50 C’nin altına düşmemelidir.
Su ve suluklar: kafeslerd e en yaygın olarak kullanılan suluklar kap veya oluklu suluklardır.bununla beraber,civcivlerin en kısa zamanda su içmelerini sağlamak için ilk birkaç gün kavanoz tipi civciv suluklarının kafes içerisinde kullanılmaları gerekir. Ancak, bundan sonra doğrudan doğruya oluklu suluklara geçilir. Bunu sağlayabilmek için sulukların yükseklikleri hayvanların boyuna göre ayarlanab ilmelidir . Yumurta kafesleri nde suluklar, yemlikler in üstüne gelecek şekilde yerleştirilir ve böylece saçılan suyun, alttaki yumurtala rı ıslatmaktansa, yemliğe düşmesi yeğlenir. Eğer kafesler sırt sırta gelecek şekilde yerleştirilirse, suluk arada kalacağından aynı suluktan her iki kafesteki ler de yararlana bilirler. Oluklu suluklard a suyun döküldüğü uç biraz yükseltilerek hafif bir su akıntısı sağlanabilir.
Normal olarak, kafeste barındırılan tavuklar, yer ve tor veya çıtalı zeminlerd ekilerden daha fazla su tüketirler. Bu, dışkının çok sulu olmasına yol açar, gübrenin temizlenm esini güçleştirir, kümes içi nem düzeyini artırır ve havalandırmayı nemin giderilme si açısından yetersiz kılabilir. Aşırı su tüketimi, sıcak havalarda su tüketimini fazla düşürmekten kaçınmak gerekir. Eğer kap tipi otomatik suluklar kullanılıyorsa, her, kafese, içerde çok fazla hayvan yoksa birden fazla konmaması, aşırı su tüketiminin önlenmesine yardımcı olur.y eğer oluklu suluk kullanılıyorsa, suluk ön yüzü boydan boya geçtiği için, hayvan başına düşen suluk alanı zorunlu olarak yeterinde n fazladır.
Yem ve Yemlikler:
En fazla kullanılan yemlikler oluklu tip yemlikler dir. Civciv ve piliçlerde de kullanılmak üzere yapılan kafeslerd e yemlik yükseklikleri ayarlanab ilecek şekildedir. Yemlikler in genişlikleri 13 – 15 cm. kadardır ve kenar ağızları yem saçımını önleyecek şekilde içe kıvrılmıştır.çoğu metalik olmakla beraber, plastikte n yapılanları da vardır. Çoğunlukla kafesleri n önünde boydan boya uzanırlar. Fakat, özellikle otomatik olarak doldurulm ayanlar kafesleri n içinden geçirilerek hayvanların her iki kenarından yararlanm aları sağlanabilir. Civcivler e ilk 6 – 7 haftalar da mutlaka tam yemleme uygulandığı için yemlikler hiç boş bırakılmamalıdır. Eğer tabana kağıt serilmemişse, yemlikler ağzına kadar doldurulu r. Bundan sonra da sınırlı yemleme uygulaması yumurtacı ırklar için büyük önem taşımamakla beraber, kafeste büyütülen hayvanların daha fazla ağırlık artışı yaparak yağlanma eğilimi gösterdikleri unutulmam alı ve gerekirse fazla ağırlık artışlarını kontrol etmek için, her sıranın % 10‘u ayda bir tartılır. Bu iş öğleden sonra geç vakit ve günün aynı saatlerin de yapılmalıdır.
Eğer piliçlik döneminde kullanılan yemin formu, yumurta döneminde değiştirilmeyecekse ve de yine piliçlik döneminde sınırlı yemleme uygulanma mış ise, yumurta yemine doğrudan doğruya geçilebilir. Daha önce kontrollü yemleme uygulanmışsa, yumurta yemine geçişte verilen yem 100 tavuk için her gün yarım kilo arttırılarak sonunda tam yemlemeye ulaşılır. Tam yemleme sürü en yüksek verim düzeyine ulaşıncaya kadar sürdürülür, her hangi bir yem kısıtlamasına gidilip gidilmeye ceğine bundan sonra karar verilir. Son yapılan araştırmalar, kafeste barındırılan yumurta tavuklarına grit yedirildiğinde yumurta veriminin arttığını göstermektedir. verilecek miktar 100 tavuğa haftada 225 gr. Olup, otomatik yemleme sistemi varsa bu miktar 250 gr. Civarındadır.
Hayvanların iyi yemelerin i sağlamak için günde en az iki kez yemleme yapılmalı ve yem günde bir iki kez karıştırılmalıdır. Yem saçımı doğrudan doğruya kafesteki tavuk sayısına bağlı olup, hayvan sayısı arttıkça kayıp azalmakta dır. Örneğin, yapılan bir araştırmada, içinde tek tavuk bulunan bir kafeste saçılan yem 2 kilonun üzerinde olduğu halde, y iki tavuk konan kümeste bu miktar 1 kilonun, 3 tavuklu kafeste yarım kilonun altına düşmüştür. Işık yoğunluğunun azalması da saçımı azaltmakt adır. Yem saçımını önlemek için ayrıca yemlikler fazla doldurulm amalı, yem taze olarak ve sık verilmeli dir.
Aşırı sıcaklar: Aşırı sıcakların yıkıcı etkisi kafes tavukçuluğunda ve özellikle açık kümeslerde daha fazladır. Çünkü kafeste bulunan hayvanın vücudu tamamen sıcak hava ile çevrilmiş olup, sığınabileceği serin bir yer yoktur. Bu nedenle çok sıcak havalarda hayvanların üzerine güneş ışığının düşmesi önlenmeli, çatı sık sık sulanmalı, hava sirkülasyonunun sağlayacak vantilatörler kullanılmalı, gerekirse, hayvanların üzerine biraz su püskürtülmelidir.
Aydınlatma: Aydınlatma konusu, daha önce ayrıntılı olarak incelendiğinden burada ayrıca üzerinde durulmaya caktır. Sadece şu kadarını belirtmek gerekir ki, üst sıranın, alt sıralardan daha fazla ışık almasını önlemeye hemen hemen olanak yoktur. Bu nedenle üst sırada kannibali zm olasılığı alttaki sıralara göre daha yüksektir. Aynı şekilde, kenarları açık kümeslerde duvar tarafından kalan sıralar daha fazla ışık aldığından kannibali zm çok rastlanır ve bunları aşırı gün ışığından koruyacak gölgeliklerin yapılması kannimbal izmin önlenmesine yardım eder.
Kafeslerd e konacak hayvan sayısı: Kafes tavukçuluğunda her hayvana ayrılacak kafes alanı ırka ve yaşa göre değişir. Eğer hayvan sayısı gerektiğinden fazla ve çok sıkışık olursa (a) Büyüme döneminde yeterince canlı ağırlık artışı sağlayamazlar, (b) yumurta döneminde verimleri azalır, (c) Ölüm oranı artar, (d) Yumurtala r küçük olur, (e) Yumurta kalitesi düşer. Buna karşılık, birim alana ne kadar fazla hayvan konursa, hayvan başına düşen yatırım harcamala rı ve bakım masrafları da o kadar az olur. Bu nedenle, yetiştiriciler çoğu kez, verim azalmasına biraz göz yumarak, kafeslere mümkün olduğu kadar fazla hayvan koymayı yeğlerler, ekonomik olarak birim alana konabilec ek maksimum hayvan koymayı yeğlerler. Ekonomik olarak birim alana konabilec ek maksimum hayvan sayısı veya başka bir deyişle, her hayvana ayrılması gerekli minimum alan kafes büyüklüğü, hayvan başına, düşen taban alanı yerine, hayvan başına düşen yemlik alanını kullanmanın daha gerçekçi olduğunu savunanla r da vardır.
Her hayvana ayrılacak alandan başka kafes büyüklüğü de önemlidir. Çünkü her kafese ne kadar hayvan konacağı doğrudan doğruya buna bağlıdır. Yapılan çalışmalar, hayvan başına düşen alan değişmeksizin hayvan sayısı arttıkça, yani başka bir ifadeyle, kafesler büyüdükçe yumurta verimi, yumurta ağırlığı ve yemden yararlanm ada önemli bir değişiklik olmamakla beraber, tavukların yumurtlam a dönemindeki canlı ağırlık kazançları daha fazla olmakta, yumuşak kabuklu yumurta sayısı azaldığı halde, kırık yumurta oranı artmaktadır. Yine yapılan araştırmalar kafesleri n, her birine 4 tavuk konacak büyüklükte yapılmalarının en ekonomik sonuçları verdiğini ortaya koymuştur. Kafes büyüklüklerini her ne kadar standardi ze etme olanağı yok ise de, Leghorn tipi yumurta tavuklarında çeşitli büyüklükteki kafeslere konabilec ek hayvan sayısı ile buna göre her hayvana düşen alan, yemlik ve suluk yüzeyleri hakkında faydalı bir kaynak olabilir.
KAFES TAVUKÇULUĞUNUN ÜSTÜNLÜK VE EKSİKLİKLERİ
Kafes tavukçuluğu son zamanlard a tüm Dünyada hızla yaygınlaşmakla beraber, tavukçulukta karşılaşılan sorunların hepsine çözüm getirebil miş değildir. Yani, bir çok üstünlükleri yanında, bazı zayıf tarafları da vardır.Üstünlükleri:
Birim kümes alanına konan tavuk sayısı diğer kümeslerden 4 – 5 misli
daha fazladır.
Altlık sorunu yoktur.
Yumurtala r daha temizdir.
Genellikl e yemden yararlanm a biraz daha yüksektir (fazla dolaşıp enerji
kaybetmed ikleri için);
Yere yumurtlam a sorunu yoktur.
Gurk durumu söz konusu değildir.
Tavuklar ayak altında dolaşmadıkları için bakımları daha kolaydır.
Yumurtala r biraz daha ağırdır.
Ölüm oranı genellikl e daha düşüktür.
İş gücü gereksinm esi, otomasyon a bağlı olarak, % 50 – 80 daha azdır.
Tavukların tek tek kontrol edilmeler i ve dolayısıyla, kötü ve düşük
verimlile rin ayıklanması daha kolaydır.
Gübrenin alta geçmesi ve hayvanların birbirler i ile temasının az olması nedeniyle hastalık kontrolü daha kolaydır. Kannibali zm daha düşük düzeydedir.
Tavukların kendi yumurtala rını yemelerin e sık rastlanma z; ayrıca bu alışkanlığı olan hayvanlar kolayca saptanıp ayıklanabilirler.
Eksiklikleri:
1.Hayvan başına düşen ilk kuruluş masrafları, kafes maliyeti nedeniyle % 50 – 100 daha fazladır.
2.Yumurta verimi biraz düşük olup, kafes içerisinde sıkışıklık arttıkça verim daha da azalır.
3.Yumurta kabuk kalitesi ve iç kalitesi daha çabuk düşer.
4. Her ne kadar yumurtlam a döneminde hayvanlar daha fazla ağırlık artışı sağlansa da, kemikleri nin son derece zayıf olması nedeniyle, dönem sonundaki piyasa fiyatları düşüktür.
5. Kafes altlarında ve gübre raflarında biriken gübreyi sık sık temizleme k gerektiğinden, bu bir sorun halini alabilir.
6.Özellikle yazın, gübre içinde fazla miktarda sinek ürer ve sorun yaratır.
7.Kan lekeli yumurtala rın oranı biraz daha yüksektir.
8.Bazı özel kafes hastalıkları nedeniyle özel yemleme gerekebil ir (Kafes felci ve yağlı karaciğer gibi)
9.Hareketsizlikten dolayı karaciğer yağlanması ve buna bağlı ölümlere daha sık rastlanır.
10. Kümes içerisinde fazla sayıda hayvan barındırıldığı için daha güçlü bir havalandırmaya gereksinm e vardır.
11. Yumurtlam ayanlar düzenli bir şekilde ayıklandığından kafesleri n bir kısmının boş kalmaması için bir miktar yedek tavuk beslemek gerekir.
12. Tavukların kafeslere uyum kabiliyet leri aynı olmayıp, bazı hatlar zor uyum sağlamaktadır.
YUMURTA ÜRETİM MALİYETİ
Yumurta üretim harcamala rı içerisinde en büyük pay toplam maliyetin % 57‘sini oluşturan yem masraflarına ait olup, onu % 26 ile piliç büyütme harcamala rı izlemekte dir. Yumurta üretim maliyetin i en aza indirmek için, şu hususları yerine getirmek gerekir. Bunların çoğunluğu yem masraflarını azaltmaya ilişkin konulardır.
Piliçlerin cinsi olgunluğa eriştiklerinde ağırlıklarının fazla olmaması sağlanmalıdır. Zira, bu yaşta fazla ağır olmayan hayvanlar yumurtlam a döneminde de fazla ağırlaşmaz ve böylece daha az yem yer.
Yumurta üretim düzeyinin arttırılması için gerekli önlemler alınmalıdır. Çünkü yumurta verimi arttıkça, yemden yararlanm a da artmaktadır.
Büyütme döneminde sınırlı yemleme uygulayar ak hayvanların fazla ağırlaşmaları önlenmelidir.
Safha veya dönem yemlemesi uygulayar ak yem maliyeti düşürülmeye çalışılmalıdır.
Kötülerin ayıklanması sıkı bir şekilde sürdürülerek yumurtlam ayanların boşuna beslenmel erinden kaçınılmalıdır.
Yem saçımı ve zayiatının önüne geçilmelidir.

chakrak

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #1 : Mart 15, 2009, 08:42:05 ÖS »
abi çok saol eyw

sinan_ucak

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #2 : Mart 16, 2009, 12:05:53 ÖÖ »
önemli bilgiler. teşekkürler.

mu_di

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #3 : Mart 16, 2009, 08:30:57 ÖS »
çok saol eline saglık

kuzey

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #4 : Mart 17, 2009, 10:27:57 ÖÖ »
Celil bey,teşekkür ederiz biz amatörleri bayağı aydınlattın.Bu bilgileri n devamını dilerim.Y umurta tavukçuluğunda ırk sayarken tavuk araştırmanın geliştirdiği yeni ırkları da atlamayalım.(atabey,atak ve atakS)selamlar kazım çakıcı

Celil Sami

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #5 : Mart 17, 2009, 12:37:58 ÖS »
Kazım ÇAKICI Bey
Saydığınız (atabey,atak ve atakS) yumurta tavukları yerli ırklarının özelliklerini http://www.tae.gov.tr/page.php?ID=16 geniş olarak bulabilec eğiniz linki yazdım ama bu ırklardan yetiştiren arkadaşlarımız varsa bilgileri ni bizlerele paylaşırlarsa çok seviniriz
Bilgi Paylaşıldıkça Güzeldir

Atilla_Seyhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #6 : Mart 27, 2009, 12:35:24 ÖS »
çok faydalı bilgiler paylaşım için teşekkür ederim...

sivas-seyfi

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #7 : Mart 27, 2009, 08:34:44 ÖS »
çok teşekkürler bu bilgiler bana büyük ölçüde yararlı oldu çünkü yakında yumurta üzerine işletme kurmak istiyorum bu konu için tafsiyesi olanlar olursa bilgi verirlers e sevinirim ...
emginize saglık....

fikret

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #8 : Nisan 15, 2009, 10:31:38 ÖS »
celıl bey  bılgılendırmelerınız ıcın cok tesekkule r  ben bır zaman lar atak s besledım peformans mukemmel  150 gunden daha az bır surede y6umurta ya gelıyor  ve bır gunluk cıv cıvken erkek dısı ayrımı cok basıt bır sekılde yapılıyor ve hastalıklara karsıda dayanıklılar

Erol DAL

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #9 : Nisan 15, 2009, 10:46:59 ÖS »
Benim zaten favorim ATAK-S lerdir. Fikret beyin söylediği gibi ve celil beyin de paylaştığı gibi mükemmel hayvanlar . dayanıklı sağlıklı ve ,iyi bakılırsa inanın dubleden daha büyük yumurta veriyor. Ben ilk başlarda bu yumurtala rı brahmalar yumurtluy or sanıyordum. Ama Kemal arkadaşım ; abvi senin kocalak yumurtala rdan kara klara civcivler çıktı deyince işe ancak uyandım vallahi.
Normal yumurtanın iki katı ve sürekli yumurtluy orlar. Bakım iyi olsun yeterki.. Yumurta yolladığım diğer arkadaşlar da bu büyük yumurtala rdan çıkan civcivler e dikkat etsinler. Eğer bir saflaşsa varya kulucka.n et olarak yırttık demektir :D

Gerçekten de çok iri ve günlük yumurtluy orlar aynı irilikte. Öyle çift sarı son yumurta ilk yumurta değil.

TAE'den bu yıl bana ATAK-S ilk başta olmak üzere PARENTler verecekle r sağolsunlar. MERakla bekliyoru m. Horozları bu ayın sonunda alacağım sanırım. Haber bekliyoru m. Aslında ATAK-S BABA hattı isteyen varsa onlar içinde gidince alabiliri m.

Yav bende artık bir digital kamera almalıyım sanırım. Şimdi herkes resim diyecek. En kısa sürede ekleyim bari, Kocalak yumurtala rın resmini.

Selamlar





memoxi

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #10 : Nisan 16, 2009, 12:08:31 ÖÖ »
yarın kardeşim banada tae den atak-s yumurtası alacak mix 9 umda gelirse bu hafta sonu makineye koyacağım. resimleri paylaşırım. hadi hayırlısı

ahmet orhan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #11 : Temmuz 05, 2009, 11:42:19 ÖÖ »
çok bilgilend ik emeğinize sağlık

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #12 : Şubat 23, 2010, 06:27:41 ÖS »
Evet bilgiler çok güzel ve ışığın fazla olduğu durumlard a kannibali zm olmasına şaşırdım doğrusu. Ama tam anlaymadım.
Başka bir başlıkta, yumurtlam ayı garanti altına almak için kafeste aydınlık süresinin uzun tutulması gerektiği söyleniyor, ancak buradaki makalede ışığın fazla olduğu ortamda kannibali z olayının arttığı.
Niye öyle?


Öte yandan yumurta tavukçuluğu yapmak, yani ticari amaçla yüzlerce tavuğu daracık kafeslere tıkmak, bana zalimce geliyor. Sırf bu yüzden, çok pahalı olmasına rağmen köy yumurtası ya da organik yumurta alıyorum.
Kendi adıma imkanım olsa, 7-8 tane tavuğu konforlu bir kümes içinde ve çevresinde yeterince bahçe alanıyla beslemeyi tercih ederdim. Her tavuğuma isim koyar ve her birinin huyunu suyunu öğrenip, küçük çaplı bir iletişim içinde olabilmek ten keyif alırdım doğrusu  :D
Onları izlemek acayip keyifli olurdu.
« Son Düzenleme: Şubat 23, 2010, 06:36:40 ÖS Gönderen: Nadide Türk »

Yunus_Demirci

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #13 : Şubat 23, 2010, 07:03:38 ÖS »
Kendi adıma imkanım olsa, 7-8 tane tavuğu konforlu bir kümes içinde ve çevresinde yeterince bahçe alanıyla beslemeyi tercih ederdim.

Amin.!! ALLAHcc kabul eylesin.

Aydin_Unal

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #14 : Şubat 23, 2010, 07:47:17 ÖS »
ışığın fazlalılığı ile anlatmak istedikle ri ışığın şiddeti yani çok aydınlık yapan spotlar gibi rahatsız edici ışık şiddeti kanibaliz mi tetikleye n unsurdur. diğer taraftan yeteri kadar aydınlık süresi yumurta oluşumuna yardımcı olur.
tabi bu arada dediğinize katılıyorum en iyisi bizimle uyuyup bizimle kalkmaları yumurta sayısını kışın azaltıp yazın arttırmaları doğal beslenip doğal yumurta yapmaları ama şehir ortamında biz ne kadar imkan sağlayabilirsek o kadar doğal oluyorlar .

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #15 : Şubat 24, 2010, 11:34:05 ÖÖ »
Hımm, şimdi anladım Aydın Bey, teşekkürler.

Yunus Bey size de teşekkürler, duanız için.

Saygılar...

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #16 : Eylül 30, 2013, 10:47:00 ÖÖ »
Kanatlı hayvanların ve işletmenin maksimum seviyede performan s göstermesi için yumurtacı tavukların uygun şekilde beslenmes i şarttır.

Modern kuluçka tavuklarının, yumurta üretimi ve yumurta kalitesi ile ilişkili konularda genetik potansiye llerini istenen şekilde kullanmal arı için doğru beslenme temel rol oynar. Ayrıca, yumurta üretimi maliyetin in yaklaşık %60 ile %75 arasını yem maliyeti oluşturur. Bu sebeple, genel kazanca olan etkisi ve yumurta üreticisinin işletmede başarılı olmasındaki belirleyi ci rolü ile hazırlanacak olan diyet programı kritik önem taşır. Kuluçka tavuğunun beslenmes i civcivlik döneminde başlar.

Yüksek seviyede yumurta üretimlerinin sürdürülebilirliği açısından iyi kalitede ve yeterli oranda vücut rezervler ini bulundura n, sağlıklı piliçler yetiştirilmesi önemlidir. Gelişme döneminde yapılan hataların kuluçka döneminde düzeltilmesi oldukça zordur, bu sebeple kuluçka periyodu öncesinde civciv döneminde de uygun besleme prosedürleri yakından takip edilerek uygulanma lıdır.

Gelişim sürecinde, vücut ağırlığı ve vücut ağırlığı yönünden sürüdeki tektiplik kriterler i gibi konular, nutrisyon el programla rın idaresind e ve piliçlerin doğru gelişiminin temin edilmesin de kullanılabilecek en iyi araçlardır. O yüzden, kanatlı hayvanların bu dönemlerdeki ağırlıkları düzenli ölçülerek yakından takip edilmelid ir. En başarılı piliç üreticileri, civcivler i 2 haftalıktan itibaren, düzenli olarak her hafta ölçmektedir. Vücut ağırlığı ölçüm takipleri nin gelişim dönemindeki sorunların düzeltilmesinde kullanımı şarttır ve aynı zamanda büyütücü diyetlerd e herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmaması gerektiğine de bu yolla karar verilebil ir.

Gelişmekte olan hayvanların diyetleri nde yapılacak değişikliklerin temeli yaştan ziyade vücut ağırlığına dayalı olmalıdır. Örneğin; diyet değişimi piliçler 3 haftalıkken yapıldığı halde, piliçlerin vücut ağırlıkları 3 haftada hedeflene n vücut ağırlığı değerlerinin altında ise, yaş için uygun olan ağırlık değerleri elde edilene kadar, bu diyet bir veya daha uzun hafta süreyle verilmeli dir. Bunun aksine, piliç ağırlığı bazında gidildiğinde, kanatlı hayvanlar hedef vücut ağırlığına geldiği anda diyet değişimi yapılması mümkündür.

Eğer piliçlerin istenen oranlarda vücut ağırlığı kazanamadıkları görülüyorsa, diyet spesifika syonları geçerli bölgesel verilerle kıyaslanmalıdır. Eğer büyüme azalan gelişme oranlarını açıklayabilecek belirgin bir farklılık tespit edilemiyo rsa, vücut ağırlığı oranları diyetin enerji konsantra syonlarının yükseltilmesiyle artırılabilir. Yem tüketiminin düşük olduğu sıcak havalarda, gelişim oranlarının artırılması için diyetin besleyici içeriği (amino asitler, yağ asitleri, mineralle r ve vitaminle r) de artırılması gerekebil ir.


BURSA- yenişehir.

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #17 : Eylül 30, 2013, 10:47:51 ÖÖ »
YUMURTA KALİTESİ

Yumurta; yüksek biyolojik değeri ve mükemmel protein yararlanım oranı ile önemli bir besin kaynağıdır. Tüketiciler bütün gıda maddeleri nde olduğu gibi yumurtada da belli bir standart beklerler . Tüketiciler icin bu standartl ar yumurtanın görünümü, şekli, rengi, satın aldıktan sonra ise yumurtanın iç kalitesi gibi özelliklerdir. Kanatlı türlerine göre yumurtanın şekil ve büyüklükleri farklılık gösterir. Ancak yumurta, genellikl e yumurta sarısı, yumurta akı (albumen) ve kabuk olmak üzere üç bölümde incelenir . Tüketici için iyi yumurta kalitesi içerisindeki yumurta sarısının koyu sarı olmasına veya, iyi kabuk görünümüne bağlıdır.

Yumurta kalitesi iç ve dış kalite olmak üzere ikiye ayrılır. Dış kalitede; kabuğun sağlam, çatlak veya kırık olması, kabukta şekil bozuklukl arı, kabuk rengi, yumurtala rın dışkı ile bulaşık olması gibi özellikler bulunur. İç kalite ise;  yumurta akının kalitesi, yumurtada defekt ve lekelerin bulunması, yumurta sarısının rengi, çift sarılı olması, yumurta büyüklüğü ile yumurtanın besinsel içeriği akla gelir.


BURSA- yenişehir.

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #18 : Eylül 30, 2013, 10:48:58 ÖÖ »
YUMURTADA KABUK KALİTESİ

Son elli yıl boyunca yumurta kabuğu kalitesiy le ilişkili bilimsel çalışmalardan elde edilen veriler inanılmaz bir boyuta geldi. Tüm bu zaman dilimi boyunca, tavukların genetik özellikleri, diyetler, barınak tipleri ve idari yöntemler önemli ölçüde değişti.

Yumurta kabuğunda kırık ve çatlak oluşumunu etkileyen çok sayıda faktör vardır. Yumurta kabuğu kırılmaları, yumurta kaliyesi ile direkt ilişkilidir. Yumurtala r konusunda fazla oranda veriye sahip olmamıza rağmen, yumurta kabuk kalitesi sorunlarının önüne geçilmesinde hala bilimsel gelişmelere ihtiyaç vardır. Buna rağmen, elimizdek i gelişmelerin ışığında düşük kalitede yumurta kabuğuna sahip yumurtala rın belirgin oranda azaltılmasına yardımcı olabilece k teknoloji lerin kullanımı mümkündür.

Yumurta kabuğu kalitesin de etkili olduğu bilinen çok sayıda faktör arasında: beslenme yeterliliği, sürü sağlığı problemle ri, idari yöntemler, çevresel durumlar ve yetiştirme şekli gibi faktörler sayılabilir. İşletmelerde kırık ve çatlak yumurta oluşumu büyük oranda beslenme ile ilişkilidir, çünkü yumurta kabuğunun yaklaşık %92’si CaCO3’ten meydana gelmiştir. Dolayısı ile iyi kalitede yumurta oluşumu birinci derecede Ca metaboliz ması ile ilişkilidir.


BURSA- yenişehir.

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #19 : Eylül 30, 2013, 10:51:19 ÖÖ »
YUMURTA KABUĞU HAKKINDA BİLİNENLER

Ticari yumurtacı tavuklard an elde edilen iyi kalitede yumurta kabuklarında, kalsiyum karbonat formunda yaklaşık 2.2 g kalsiyum bulunur. Kuru yumurta kabuğunun neredeyse %95’i, 5.5 g’lık kalsiyum karbonatt an oluşur. Ortalama olarak bir yumurta kabuğunda; %3 fosfor ve %3 magnezyum ve iz elementle rden sodyum, potasyum, çinko, manganez, demir ve bakır bulunur. Eğer yumurta kabuğundaki kalsiyum uzaklaştırılırsa, geride organik matriks materyali kalır. Organik materyali n kalsiyum bağlayıcı özellikleri vardır ve yumurta kabuğu oluşumu sırasında bu materyali n organize olma şekli kabuğun güç oranını belirler. Yumurtanın kristalli n bileşenlerinin (özellikle kalsiyum karbonat) organize olması ve ideal büyüklüğe ulaşmasında organik materyali n işlevi önemlidir, çünkü bu sayede güçlü ve dayanıklı bir yumurta kabuğu oluşumu sağlanır.

Dayanıklılığı etkileyen tek faktör olmasa da en temel ve önemli olanı kabuk kalınlığıdır. Öncelikle, yumurta kalitesi problemle rinden korunma amacıyla uygun diyet düzenlemelerinin yapılması gerekir. Bunların yanında, iyi yumurta kalitesin de kabukla organik membran ilişkisi de kritiktir . Göze çekici gelen parlak ve pürüzsüz yumurtala r, kaba ve sert olanlara göre daha hassastırlar. Büyük yumurtala r, genellikl e küçüklerine göre daha kolay kırılır. Bunun temel sebebi, tavuğun genetik özelliklerini kullanara k yumurta kabuğuna sınırlı oranda kalsiyum depolamasıdır.

Piliç yaşlandığında ve yumurtala r aynı miktarda kalsiyuml a daha fazla büyüdüklerinde, daha geniş bir yüzeye yayılmak isterler. Bu yüzden, yumurta ağırlığı oranlarının kontrolünde, tavuklar yaşlandıkça yumurta kabuğu kalitesin de değişimler gözlenebilir. Kümes sıcaklıklarını değiştirerek besin alımı sınırlamalarının yapıldığı işletmelerde, yumurta büyüklüğü etkilenir . Tavuk tarafından yumurtaya aktarılan kalsiyum oranlarına etki eden pek çok faktör olduğu unutulmam alıdır. Yumurta kabuğunun kalın olması, her zaman güçlü ve dayanıklı bir kabuk olduğu anlamına gelmez. Bazı durumlard a, ince kabuklu yumurtala r, kalınlarına göre daha dayanıklıdır. Bunun sebebi ise; yumurtanın organik ve inorganik bileşenlerinin organizas yonu ve şekline bağlıdır.

BURSA- yenişehir.

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #20 : Eylül 30, 2013, 10:54:47 ÖÖ »
BESLENMENİN YUMURTA KABUK KALİTESİNE ETKİSİ

Yumurta kabuklarında istenilen kalite standartl arının elde edilmesin de, piliçlere önemli besin maddeleri nden oluşan rasyonların temin edilmesi önemlidir. Bir tavuk, yıl boyu yaklaşık 250 yumurta yumurtlar ve bu sayı, her birinde kemikleri ndeki kalsiyum oranının 20 katına eşittir. Bunlar sebebiyle, kuluçka tavuklarında büyük oranda kalsiyum gereksini mi vardır. Yumurta kabuğu, uterusta bulunan yumurta kabuk bezi adı verilen doku sayesinde şekillenmekte bunun için yeterli oranda Ca iyonuna gereksini m duyulmakt adır. Ayrıca, kabuk oluşumunda doku sıvılarında da yeterli oranda karbonat iyonları bulunması gerekir. Karbonat iyonlarının temel kaynağı, kan ve yumurta kabuk bezindeki hücrelerin metaboliz ması sonucu üretilen karbondio ksittir. Su ve bikarbona t iyonlarının oluşturulması reaksiyon unda karbonik anhidraz enzimi önemli rol oynamakta dır. Bu enzimin kofaktörü ise çinko elementid ir. Dolayısıyla, karbonik anhidraz enziminin fonksiyon u ve yumurta kabuğunun oluşumu için çinko elementi esansiyel dir.

Kuluçka tavukları, diyette bulunan kaynaklar dan %100 etkinlikt e kalsiyum almayı başaramaz. Bu sebeple, diyette günlük kalsiyum oranlarından 4 g fazlası temin edilmelid ir. Kalsiyumd an yararlanım değerleri değişkenlik gösterse de; bu yararlanımın en yüksek seviyede olması amacıyla en başta günlük yem alımlarının yükseltilmesi gerekir. Yemde yüksek oranda fosfor bileşeni ve fazla miktarda klor bileşenleri bulunması yumurta kabuğu kalitesin i olumsuz etkileyeb ilir. Bu iki elementin, kan dolaşımındaki asit baz dengeleri üzerine etki ederek, yumurta kalitesin i olumsuz etkilemel eri mümkündür. Yumurtacı tavuğun yeterli miktarda D vitamini alması da, uygun oranda kalisyum ve fosfor dengesini n sağlanmasında önemlidir.  Ancak, tavukların yeterli miktardan fazla D vitamini tüketmeleri durumunda da yumurta kalitesi üzerine ekstra avantajla r sağlanması durumu söz konusu değildir.

C vitamini; Yumurta kabuğunda organik matriksin in sentezlen mesi için C vitamini gereklidi r. Bunun yanı sıra C vitamini kanatlılarda plazma kortizon seviyesin i düşürerek sıcak stresinin zararlı etkilerin i hafifleti r. Bu sayede alkalozis sonucu oluşan kabuk kalitesi problemle rini düzeltir

Elektroli tler: Vücut sıvılarının ve iyon dengesini n sürekliliğini sağlayan elektroli tler kanatlılar için esansiyel besin maddeleri ndendir. Elektroli t dengesind en sorumlu iyonlar; Na, Cl ve K’dur. Bu iyonlar vücut sıvılarında osmotik basınçta başlıca rol olan ve asit-baz dengesini n sürekliliğini sağlayan iyonlardır. Bu üç iyonun dengesini n (Na + K – Cl) vücutta bozulması sonucu asit-baz dengesizl ikleri ortaya cıkar. Bu değişiklikler ise kanatlı performan sını etkiler. Asit-baz dengesizl iklerinde n en çok rastlanan larından biri sıcak stresi durumunda olusan alkalozis dir. Alkalozis sonucu bikarbona t iyonlarının kaybı ile birlikte kan pH’sındaki değişim yumurta kabuğu kalitesin i ve kanatlıların genel sağlık durumunu ve metaboliz masını etkiler. Bir diğer asit-baz dengesizl iği ise yumurta kabuğu olusumu sırasında olusan asidozist ir. Normal koşullarda yumurta kabuğu oluşumu sırasında ise filtre edilmiş bikarbona tın toplam resorbsiy onu ile ilişkili olan renal asidozis durumu oluşur. Yapılan araştırmalara göre ılımlı düzeydeki elektroli t dengesini n yumurta tavuklarının asit baz dengesini ve yumurta kabuk kalitesin i iyileştirdiği gözlemlenmistir.

Mineralle r: Çinko, manganez ve bakır yumurta kabuğunun metabolik sürecinde görev alan bileşiklerdir. Bu iz elementle r kabuk matriksin in oluşmasında görev alan enzimlere kofaktor olarak katılırlar. Çinkoya bağlı olan karbonik anhidraz, kabuk olusumu icin kalsiyum karbonat depolanma sını uyarır. Manganeze bağımlı polimeraz enzimi ise kabuk glikoprot einlerin matriksin i oluşturur. Biyoyarar lanımı yüksek mineral takviyesi yumurta kabuğu ağırlığını ve kabuk kalınlığını artırır. Bakır, bakır iceren lizil oksidaz enziminin etkisi ile kabuk membranının sentezini etkiler. Sonuç olarak, yumurta kabuk kalitesin i sürdürmek kompleks bir süreçtir. Zayıf kabuk kalitesin i güclendirmek için hastalıklar, idare, çevresel kosullar,beslenme, ırk gibi faktörler göz önünde bulunduru lmalıdır.


BURSA- yenişehir.

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #21 : Eylül 30, 2013, 10:56:20 ÖÖ »
İÇ YUMURTA KALİTESİ NEDİR?

Yumurtala rda iç kalite terimi; albümin (yumurta beyazı) ve yumurta sarısının, işlevsel, estetik ve mikrobiya l kontamina syon faktörleri ile ilişkilidir. Yemekleri nde ve tatlılarında yumurta kullanan tüketiciler açısından iç kalitesi geliştirilmiş yumurtala rın kullanımı önemlidir. Özetle; yumurtanın depoda bekleme süresinin artmasıyla tüm yumurta kısımlarının herkes tarafından kabul edilen bozulma standartl arına göre derecelen dirilmesi nde olduğu gibi iç kalite standartl arı belirleni r. Yumurtala rın iç kalite standartl arının istenen değerlerde sürdürülmesi ve yumurta akı ile sarısının bozulmasının önlenmesi yapılması gerekenle r vardır. Bunlar arasında öncelikle yüksek yumurta iç kalitesin in sürdürülmesinde yumurta serin (7°C ve altında) yerlerde saklanmalıdır. Bununla birlikte depo alanlarındaki nem oranlarının %70-80 seviyeler inde tutulması önemlidir. Düşük depolama sıcaklıklarının sağlanması, yumurta akı ve sarısının istenilen işlevsel özelliklerinin korunmasında yardımcı olur.

Ayrıca yumurtala rın yıkanma sıcaklığı en az 20 C ° olmalıdır. Böylece bakterile rin yumurta içine girmeleri engellenm iş olur. Albumen kalitesi yumurtlam a döneminde yumurtala rda oluşan kan pıhtılarında etkilenme ktedir. Ayrıca rasyonda pamuk tohumu küspesinin kullanılması hayvanlar da yumurta sarısının kahvereng imsi bir ton almasına sebep olur. Özet olarak yumurta üretici ve tüketicileri için yumurta kabuğu ve iç kalitesin i etkileyen faktörlerin bilinmesi önemlidir. Ancak bu faktörlerin bilinmesi iyi kalitede yumurta üretimi için yeterli değildir, yerinde ve doğru zamanda uygulamak gerekir.

BESLENMENİN YUMURTA AKI ÜZERİNE ETKİLERİ

Yumurta akının jelimsi yapısı, bir yumurta proteini olan ovomisine bağlıdır. Yapılan çalışmalarda beslenme ile ovomisin arasında doğrudan bir ilişki kurulduğuna dair bir yoktur. Ancak enerji ihtiyacının arpayla karşılanması durumunda yumurta akında incelmele rin görüldüğü ve bu durumun yumurta da bayat olduğu izlemini verdiği bildirilm iştir. Albumin ve yumurta sarısının mikrobiye l kontamina syon kalitesi oldukça önemlidir. Yumurta akı az miktarda lizozim enzimi içerir. Bu enzim  bazı bakterile rin hücre duvarını bozma yeteneğine sahiptir. Yumurta akı aynı zamanda yüksek bir pH’ya sahip olup bakteriye l gelişimi yavaşlatıcı olarak görev yapar. Yumurta sarısında bulunan diğer enzimlerd e (peptidaz, katalaz, amilaz, vs.) yumurta içinin bakteriye l kontamina syondan korunmasına yardımcı olurlar. Bununla birlikte yumurtanın sarısı vitellin denilen bir membran ile sarılmıştır, bu membran yumurta sarısını korur. Yani yumurta akı ve sarısı mikrobiya l kontamina syonu önleyici savunma mekanizma larına sahiptir. Kanatlı hayvanlar için hazırlanan rasyonlar da; lizin, metiyonin ve sistin gibi esansiyel aminoasit lerin yeterli miktarda bulunması yumurta akı yüksekliğini artırmakta yumurta akının bir şekilde normal görünüm almasını sağlamaktadır. Askorbik asit, E vitamini ve yemde bulunan proteinin kalitesi, albumin kalitesin i  arttırır. Arpa, vanadyum ve elektroli t dengesizl ikler albumin kalitesin i olumsuz etkiler. Bunun nedeni kalın albumende ki her ml ham ovamisin miktarını azaltmasıdır. Vanadyum yemdeki DCP den gelir. Yeme 100 ppm askorbik ilavesi olumsuzluğu engeller (4,14). Örneğin; Pamuk Yağı: Kısmende olsa gossipol ihtiva eder. Sterkulik ve malvarik asit gibi sikloprop enoid yağ asitleri ihtiva etmesinde n dolayı kanatlı rasyonlarına %0,1-0,2 düzeyinde katılması durumunda yumurta akını pembeleştirmekte, koyu kıvamlı yumurta akı oluşmasına sebep olmaktadır.250 ppm dozunda yemle alınan sterkulik yumurta verimini hemen durdurmak tadır. Pamuk yağının rasyonlar da aşırı kullanımı sonucu; yumurta elastikiy et kazanır. Halk arasında lastik yumurta diye adlandırılır.


BURSA- yenişehir.

Çevrimiçi aydemir aydın

  • Yönetici
  • MASTER
  • *****
  • Toplam İleti: 4568
  • Performans +0/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • Meslek: Ziraat müh.
Ynt: Tavuk Besleyecek Olan Kişinin Bilmesi Gereken Temel Öğeler
« Yanıtla #22 : Eylül 30, 2013, 10:57:20 ÖÖ »
BESLENMENİN YUMURTA SARISI ÜZERİNE ETKİLERİ

Yumurta sarısının kalite seviyeler inin belirlenm esinde geçmişten günümüze kadar yaygın bir kullanımı vardır, bu durum son zamanlard a pazarlama imkanlarının da etkisiyle daha da önem kazanmıştır.

Yumurta sarısının rengi en başta besinleri n ksantofil içeriğinin etkisinde dir. Yonca unu, mısır yada öğütülmüş ot gibi içerikler bu pigmentle ri sağlayabilir. Yıl boyunca pigment sağlayan doğal kaynakların tutarsızlığından sakınmak ve yumurta sarısı rengini kontrol edebilmek için sentetik ksantofil ler kullanılabilir. Yemin tonunda yaklaşık olarak 7-8 gr ksantofil , çoğunlukla istenilen sarı rengini verecekti r. 5 gr seviyesin in altında bir ksantofil, şimdilik tüketici tarafından kabul edilebile ceğinden çok soluk yumurta sarısıyla sonuçlanabilir. Sarıda ksantofil lerin etkili çöküşünü azaltabil ecek birkaç besleme ve yönetim etkeni bulunmakt adır. Oksitleme potansiye li olan mineralle r ve belirli yağ asitleri gibi yem içeriklerinin, pigmentas yonu azalttıkları görülmüştür ve vitamin-E veya anitoksid anlarla birlikte kullanılmalarının daha uygun olacağı düşünülmektedir. Çeşitli stres durumları için suyun ilaçlanması sırasında kullanılan gibi yüksek vitamin-A seviyeler inin de yumurta sarısı pigmentas yonunda geçici kayıplara yol açtığı görülmüştür. Yumurta sarısı rengi, hayvanın ırkına, yaşına, sağlık durumuna, rasyondak i yağ, kalsiyum ve vitaminle re, sindirimi etkileyen fakörlere, yumurta verim düzeyine göre değişir. Yumurta sarısının besleyici açıdan belirleyi ci olmadığı halde, tüketiciler tarafından çekici algılanması sürmektedir.

YUMURTALA RDA KAN LEKELERİ

Kan lekeleri oluşumunu etkilediği bilinen, beslenmey e bağlı ana etken A vitamini yetersizl iğidir. Ayrıca K vitamini yetersizl ikleri de etkendir.

Kan lekelenme sinin minimize edilmesi için gerekli A vitamini miktarı, maksimum yumurta üretimi için gerekli miktarın aynısıdır. Böylece normal vitamin-A seviyesin in üzerinin yumurtala rdaki kan lekeleri insidensi ni daha fazla azaltacağı sanılmamaktadır. K vitamini marjinal bir yetersizl iğinin; muhtemele n, ovulasyon sırasında salıverilen kan, kontrol sırasında kolayca görülebilecek pıhtılar oluşturmaktan ziyade, yumurtanın dışına doğru dağıtılmış olabileceği için, kan beneklenm esini düşürdüğü görülmüştür. Bazı A vitamini antagonis tlerinin kan lekeleri azalttıkları görülmüştür, oysa yumurtacı rasyonlarında ki yüksek yonca unu seviyesin in kan lekeleri insidensi ni artırdığı bildirilm iştir. Ayrıca, pamuk tohumunda bulunan gossipol de yumurta sarısının mavi-yeşil renk almasına yol açar. Bu renk değişimi, özellikle beklemiş yumurtala rda daha belirgind ir.

YUMURTA BÜYÜKLÜĞÜ

Sürüdeki yumurtacı tavukların beslenmes iyle yumurta büyüklüğü arasında yoğun ilişki vardır. Diyetleri n besin içeriğinde özellikle metiyonin ve sistin gibi esansiyel aminoasit lerin fazla miktarda bulunması, yumurta ağırlıklarının artışını sağlar. Bunun aksine diyetlerd e, besleyici özellikte esansiyel aminoasit lerin yokluğu veya normal seviyeler in altında olmaları durumunda, yumurta ağırlıklarında azalmalar meydana gelir.

Özellikle yazının başında da belirttiğimiz gibi yaşlı hayvanlar da yumurta ağırlığının artması, iri yumurtlarının kabuklarının incelmesi ve kırık ile çatlak durumlarının bu yumurtala rda artış göstermesi söz konusudur . İşletmelerdeki kalite standartl arında, iri yumurtala r tüketiciler tarafından da az tercih edildiğinden, bu durum istenmeye n bir olaydır. Bu sebeple, diyetleri n protein ve metiyonin içeriklerinin azaltılmasıyla, yumurtanın istenende n fazla ağır olması engellene bilir.


BURSA- yenişehir.